Sakinleştirme: Harvey Karp “Mahallenin En Mutlu Bebeği” Kitabından Notlar

 

Temel Varsayım

• Birçok açıdan bebekler üç ay erken doğar ve dördüncü üç aya ihtiyaç duyar.

Notlar

 • Ağlayan bebek nasıl sakinleştirilir?

• Bebeklerin sakinleşme refleksi vardır ve aynı diğer refleksler gibi tetiklenmesi gerekir. Fetüs bu refleksin sürekli tetiklenmesi ile anne karnında trans benzeri durumda kalır ve doğumu imkansızlaştıracak bir pozisyona girmez.
• Bebek bakımında kucağa almak, dans etmek, sallamak, kundaklamak, sürekli monoton gürültü yapmak ya da şarkı söylemek, araba gezintileri, sokakta yürüyüşler, beslemek, emzik ve döndürmek ana rahmini taklit etmenin en başarılı on yoludur.
• Temel ihtiyaçları karşılanmasına rağmen, dördüncü üç ay ihtiyacı sebebiyle ağlayan bebeğin sakinleşme refleksi, ana rahmini hatırlatacak beş adımda uyandırılabilir.
◦ Kundaklama – sıkıca sarmak. Bebeğinizin kontrolsüz kol ve bacak hareketleriyle daha da paniklemesini ve aşırı uyaranlardan etkilenmesini önler. Ana rahminin sürekli ve sıcak dokunuşunu taklit eder. Bebeğin güvende ve rahat hissetmesini sağlar. Dikkatini size vermesini sağlar.
◦ Bebeği yan ya da yüzükoyun yatırmak. Bebeğin rahimdeki pozisyonunu taklit eder. Bebeğinizin düşmekte olduğu hissini engeller, moro refleksini kapatır. Ancak bebekler hiçbir zaman yüzükoyun uyutulmamalıdır.
◦ Şşşş sesi – yüksek ve monoton gürültü çıkarmak. Ana rahminde bebeğinizin duymaya alıştığı sesleri (annenin damarlarındaki kan akışının, kalbinin ve diğer organlarının seslerini) hatırlatır. Dikkatini size vermesini kolaylaştırır. Anne karnındaki uğultunun şiddeti 80-90 desibel olarak ölçülmüştür ve bu elektrikli süpürgenin sesinden (70 desibel) yüksektir. Bebek, ortakulakları sıvıyla dolu, kulak kanalları balmumu benzeri bir koruyucuyla kaplı ve kulak zarı henüz kalın ve yetersiz olduğu için, bu sesleri bu kadar yüksek seviyede duymaz.
◦ Sallamak. Bebeğinize, anne karnındaki hareketini hatırlatır.
◦ Emmek. Bebek, beyninde salgılanan kimyasalların da etkisiyle sakinleşir.
• Bu beş prensip sırasıyla ve bebeğin ağlama şiddetine uygun şiddette uygulanır.

 

• Bu teknikler bebeğimin şımarık olmasına yol açar mı?

• Bu tekniklerle bebeğinizin şımarması ilk üç ayda mümkün değildir. Çünkü hem bebeğiniz şımaracak kadar gelişmemiştir. Hem de günde 12 saat kucağınızda taşısanız bile, bu onun doğum öncesine göre konforunda yarı yarıya azalma anlamına gelmektedir.
• Çalışmalar, ağlamalarına hemen tepki verilen bebeklerin daha dengeli, sabırlı ve “az şımarık” olduğunu gösteriyor.
• Şımarma, dördüncü aydan itibaren mesele haline gelebilir. İlk üç ayda bebeğin dünyaya ve size güven duyması, şımarmadan çok daha hayati bir konudur

Yorum bırakın