Beklenti: Harvey Karp “Mahallenin En Mutlu Yumurcağı” Kitabından Notlar

 

 

Ana Fikir:

• Döllenmeden yetişkinliğe doğru giden süreç, ilk tek hücreli canlının modern insana dönüşme sürecindeki birçok evreyi anımsatır.
• 1-4 yaş arası çocuklar “küçük yetişkin”den çok, ilkel bir mağara adamına benzer.
• Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için, onun mağara adamına benzeyen bakış açısını ve dilini anlamalı, ona aynı dille karşılık verebilmelisiniz. “Tarih Öncesi Ebeveynlik” etkilidir.
• Başarılı iletişim kurabilmek için onun güçlü ve özgüvenli hissetmesini sağlayacak şekilde sınır koymak ve disiplin sağlamak önemlidir.

 

 

• 1-4 yaş arası dönem neden önemlidir?

• İnsan hayatının en büyük ve en etkileyici değişiklikleri bu dönemde meydana gelir: iki ayak üzerinde yürümek, el kullanma yeteneğinin gelişmesi, kendini sözcüklerle ifade edebilmek, fikirleri mantık düzenine koymak ve sosyal ilişki kurabilmek.
• Çaresiz “maymun benzeri” bebeğiniz, problem çözebilen ve şaka yapabilen genç bir insana dönüşmektedir.
• Bu dönemde çocuğunuzun ruh hali ve davranışları bir anda değişebilmekte, anne babanın sabrı, fiziksel ve zihinsel sağlığı bu durumdan normal olarak etkilenmektedir.
• Yürümeye yeni başlayan çocuğu sakinleştirmek için, duygu ve davranışlar üzerine sabırlı bir konuşma yapmanın faydası olmadığı bilinmektedir.

 

 

• 1-4 yaş arasındaki çocuğun özellikleri nedir?

• 1-4 yaş grubu özeldir; bebeklikten çıkmış, ancak henüz “çocuk” olmamıştır.
• Bu yaş grubunu “minyatür çocuk” ya da “minik yetişkin” gibi görmek, sık yapılan bir hatadır. Çünkü bu yaş grubundaki çocukların düşünce sistemleri ilkeldir ve esnek değildir (2 yaş sendromu/bunalımı/ “terrible two”).
• Problem çözme ve dil yeteneği açısından 1 yaş çocuğu bir şempanzeye, 2 yaş çocuğu bir mağara adamına, 3 yaş çocuğu ise M.Ö. yaşamış olan ilk köylülere benzer.
• Mağara adamıyla iletişim kurabilmek için, mağara adamı bakış açısını ve dilini kullanmak gerekir.
• İnsan yavrusu, kafasının doğum kanalından geçebilmesi ve doğumun gerçekleşebilmesi için, doğadaki diğer türlerin yavrularına oranla daha erken ve “az gelişmiş” doğmaktadır. Bebeğin beyninin ilk yıldaki hızlı gelişimi, bu farkı telafi etmektedir.

 

 

• İnsan yavrusunun oluşması ve gelişmesiyle, evrim tarihinin benzerliği nedir?

• İnsan geninin %98’i şempanzeyle birebir aynıdır.
Döllenmiş yumurta, 1,5 milyar yıl önceki dünya üzerindeki ilk tek hücreli canlıya benzer.
Beş haftalık cenin, kısa uzuvları ve ensesindeki solungaç benzeri yarıkla 400 milyon yıl önceki “balık” evresine benzer.
• Sonra, 180 milyon yıl önceki “erken memeliler”de olduğu gibi, bebeğin dört adet göğüs ucu ve kuyruğu oluşur (bunlar doğumdan birkaç ay önce kaybolacak/şekil değiştirecektir).
Yeni doğan bebek, 30 milyon yıl önceki yeni doğmuş maymunlar gibi; el ve ayak parmaklarını bir şeyi kavramak için kullanabilir, nefes alırken aynı anda yemek yiyebilir ve sırtında, kulaklarında ve alnında (sonradan dökülecek) fazladan tüylerle dünyaya gelebilir.
• Bebeğinizin iki ayağı üzerinde yürümeye başlaması, şempanzelerin 5 milyon yıl önceki evresinde benzer.
• Çocuğunuz 12-18. aylarda, yürümeye başladığı için elleri serbest kalmış ve ulaşabildiği her şeye dokunmak isteyen ve 20-30 sözcük kapasiteli “işaret dili”yle iletişim kurabilen şempanzelere (“kayıp halka”ya: 5 milyon yıl önceki maymunla insan arası yaratığa) benzediği için “tatlı-şempanze çocuk” evresindedir.
18-24. aylarda çocuğunuz, insanoğlunun kayıp halkadan sonraki, henüz mağaraya girmeden önce yaşadığı “neandertal” evresine benzer. Hala hareket etmeye ve dokunmaya meraklıdır. El becerileri ile zeka ve sorun çözme yeteneği gelişmeye başlamıştır. Ancak bu gelişme bir taraftan da egoyu beslemektedir; çocuğunuz artık daha ben-merkezci, daha saldırgan, sabit fikirli ve ödün vermez bir yapıdadır.
24-36. aylarda çocuğunuz 150 bin yıl öncesinin mağara adamları seviyesine ulaşmıştır. Daha karışık bir dil kullanır, aletleri (oyuncakları) daha iyi kullanır, arkadaş edinmeyi ve işbirliğini öğrenir, daha uzun süre konsantre olabilmektedir. Yine de bu yeni deneyimlerin altından kalkamadığında, başvuracağı yöntemler ittirme ve ısırma gibi “gayrı-medeni” yöntemlerdir. Taş Devri uzmanları bu dönemde insanların mağaranın bir köşesini yalnızca tuvalet ihtiyacı için kullandığını düşünüyor. Çocuğunuzun bu dönemde tuvalet eğitimine hazır olması muhtemeldir.
36-48. aylarda çocuğunuz 60 bin yıl öncesinin ilk köylüleriyle aynı seviyeye ulaşır. Bu dönemde insanoğlu hayatta kalma mücadelesini daha önce hiç olmadığı kadar büyük gruplar (köyler) halinde vermeye başlamıştır. Bu da sosyal yaşamın belli kurallarını öğrenmeyi, dili geliştirmeyi ve farklı düşünceler (şarkı, dans, hikayeler) yaratmayı beraberinde getirmiştir. Çocuğunuz da bu dönemde benzer bir gelişme gösterir ve anlayamadığı şeyleri “büyü” (ya da benzeriyle) açıklamaya eğilimlidir. Bir bebekten büyük, yetişkinden de küçük olduğunun farkındadır. Kendi gücünü daha gerçekçi bir şekilde değerlendirebildiği için kırılganlığını fark eder. Kendisinin çok büyük ve güçlü bir canavar vb. olduğu oyunları sevmesi bu sebepten ötürü muhtemeldir.
4 yaşındaki çocuğunuz artık insanoğlunun 5 milyon yılda edindiği becerilere sahiptir.

 

 

• Küçük çocuğunuz bir şeyi istediğini nasıl anlatır?

• Şempanze-çocuk istediği şeyi hemen alır.
• Neandertal-çocuk istediği şeyi alır ve “Benim!” der.
• Mağara adamı-çocuk istediği şeyi hemen almak ister ama önce sizi memnun etmek için “Ben istiyorum!” der.
• Köylü-çocuk kibar olma kuralına uyar ve “Lütfen” der.

 

 

• Küçük çocuğunuz fark ettiği şeyleri nasıl tarif eder?

• Şempanze-çocuk tek sözcük altında toplulaştırır. Örneğin tüm küçük hayvanlara “köpek” der.
• Neandertal-çocuk özel sözcükleri bilir. Örneğin “köpek” ya da “tavşan” der.
• Mağara adamı-çocuk karşılaştırma yapabilir. “Büyük tavşan” ya da “küçük tavşan” der ve genellikle büyüğü eliyle gösterir.
• Köylü-çocuk birkaç değişik objeyi karşılaştırarak daha büyük ya da daha uzun olanı seçebilir.

 

 

• Huysuz bir mağara adamıyla nasıl konuşulur?

• “Bebeklik” (infancy) kelimesinin Latince kökü “sözcük kullanamayan”dan gelir.
• Çocuğunuz iletişim kurmak için çok çaba harcar, onun anlaşıldığını hissetmeye ihtiyacı vardır.
• Bir kriz anında çözüm için en az önemi olan konu, mağara adamı çocuğunuza “ne söylediğiniz”dir.
• Çocuğunuzun dikkatini çekebilmeniz için doğru tonlama ve vücut dili çok önemlidir. Örümcekten korktuğu için çığlık atan çocuğunuza, gülümseyerek “Gerçekten korkunçtu!” dediğinizde, çocuğunuz onu anladığınızı hissetmeyecektir.
• Kısa ve net sözcükler kullanmak ve çocuğunuzun sizi anladığına dair bir işaret görene kadar tekrar etmek çok önemlidir (kapıyı işaret eden çocuğa “Gitmek istiyorsun, gitmek, gitmek, gitmek istiyorsun” demek gibi).
• Anne babanın iletişim kurmaktaki amacı, çocuğa karşı güç ve üstünlüğünü hissettirmek değil; çocuğa saygı duyulduğunu ve empati kurulduğunu iletmek olmalıdır.

 

 

• 12-18 aylık çocuğum bir şempanzeye ne kadar benziyor?

• 12. aydan itibaren çocuğunuzun geçirdiği gelişim aşamaları şempanzenin gelişim aşamalarını andırır: iki ayak üzerinde yürümek, ellerin boşta kalmasıyla birlikte işaret edebilmek, çimdiklemek, (fosiller, baş parmak ile işaret parmağının evrim sürecinde birbirine yakınlaşarak çimdik atabilmeye ya da iki parmakla tutabilmeye imkan sağladığını gösteriyor), tutmak, bir nesneyi dokunarak evire çevire incelemek, bilek hareketlerini geliştirmek (örneğin kaşığı ağzına yemeği dökmeden götürebilmek), anne babayı taklit etmek.
• Çocukların dil yeteneği de yaklaşık 18. aya kadar şempanzelere paralel gelişir. 18 aylık çocuk ortalama 20-30 kelime söyleyebiliyorken, aynı yaştaki şempanze hareketlerle yaklaşık olarak eşit sayıda “sözcük” anlatabilmektedir. Konuşmak için dudaklar, dil, boğaz ve diyaframın mükemmel koordinasyonu gerekir. Yaklaşık 18. aydan itibaren, çocuklar bu koordinasyonu hızla geliştirmeye başlar.

 

 

• 12-18 aylık çocuğumun beyni şempanzenin beynine ne kadar benziyor?

• Bir çok hayvanın beyni birbirinin tıpatıp aynısı (sağ ve sol) iki parçadan oluşacak şekilde evrilmiştir ve birine zarar geldiğinde, diğeri bunu telafi edebilecek durumdadır. Ancak 50-100 milyon yıl önce, insan beyninin iki tarafı farklı fonksiyonlar geliştirmeye başlamıştır.
• Sağ beyin, duyguların merkezidir. Tanıdık yüzleri, melodileri ve yerleri hatırlamamızı, insanların duygularını yüz ifadeleri ve hareketlerinden anlamamızı sağlar. Bu sebeple, hızlı karar vermemiz gerektiğinde etkili olur. Vücudumuzun sol tarafını kontrol eder.
• Sol beyin ise, detayların ve sinir sisteminin hakimidir. Bilgileri hatırlar. Kelimeleri düzenleyerek cümleleri, notaları düzenleyerek besteyi ve düşünceleri düzenleyerek planları oluşturur. Vücudumuzun sağ tarafını kontrol eder.
• Şempanzelerde ve küçük çocuklarda, beynin iki tarafı dengede kabul edilse de, sağ beyin biraz daha güçlüdür. Bu yüzden, küçük çocuklar tamamen duygularına göre yaşar, agresiftir, sözcüklerdense yüz ifadesini okumakta daha başarılıdır ve bir şarkının sözlerindense melodisiyle ilgilidir.
• Küçük çocuklar, beyinlerinin iki tarafının henüz dengede olması sebebiyle; bir gün sağ elini kullanırken, bir gün sol elini kullanabilir.

 

 

• 18-24 aylık çocuğum bir neandertale ne kadar benziyor?

• Bu dönemdeki çocuklar meraklı, agresif ve inatçıdır. Duyguları anlık değişebilir. Bağımsızlık duyguları gelişir; “ben”, “benim”, “hayır” en sevdiği kelimelerdir. Dil yeteneği nispeten gelişmiş olsa da sınırlıdır. Uzun süre konsantre olamaz. Düşünmeden hareket eder. Bebeğin aciziyetiyle, çocuğun bağımsızlığı arasında sıkıştığı için isyankardır. Sabit fikirlidir. Sinir krizleri yaygındır. Dondurma isteyen çocuğunuz sinir krizine girdiğinde, bazen aldığınız dondurmayı bile reddedebilir. Ben merkezcidir.
• Neandertaller ormandan çıkıp düzlükte yaşamaya başlamış; ağaçlara sığınmanın sağladığı güveni terk edip, tehlikeli hayvanlarla daha akılcı yöntemlerle (basit aletler gibi) mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Bu yüzden, daha dikkatli olma zorunluluğu, endişeyi de beraberinde getirmiştir. Kısa dikkat aralığı sayesinde, sürekli tetikte kalabilmişlerdir.
• Bu yaş grubu çocuğun neandertale benzeyen gelişim aşamaları: Düşünce merkezinin gelişmesi; bazı konularda neden-sonuç ilişkisini kurmanın ötesinde, nedenden sonucu öngörebilme (1 yaşındaki çocuk düğmeye rastgele bastığında duyduğu sesi düğmeyle ilişkilendirebilir, ama 18 aylık çocuk hangi düğmeye basınca hangi sesin çıkacağını bilir); beyinciğin (beynin denge ve hareketi kontrol eden bölümü) gelişmesiyle hareketlerin hızlanması, koşmak, basit aletler yapmak (taş balta/lego), vurmak, atmak, bileğin rahatlamaya başlaması (düz çizgi yerine yuvarlak hareketlerle karalayabilme gibi).
• Neandertallerin, birlikte avlanabilecek ve bilgiyi paylaşabilecek ölçüde, birkaç düzine el ve vücut işaretiyle iletişim kurabildikleri bilinmektedir. Çocuğunuzun da iletişim becerisi gelişecek; duyduğu kelimeleri taklit ederek heceleri sözcüklere çevirecek, hatta sözcüklerden kısa cümleler kurabilecektir.
• Çocuğunuz bu dönemde “uygarlığa” bir adım daha yaklaşacak, temizlik ve düzenleme hareketlerinizi taklit edecek, ellerini yıkamanızı isteyecek, kirli bezinden duyduğu rahatsızlığı gösterecektir.
• Çocuğunuzun “durma” kontrolü henüz yeterince gelişmemiştir. Başladığı aktiviteyi (ağlamak, boyamak vs) kendi kendine sınırlama ve sonlandırma yetisi zayıftır. Öfke krizinden kendi kendine çıkamadığı gibi, boyama aktivitesini kağıtla sınırlandırmakta da zorlanır.
• Çocuğunuzun sosyalleşme seviyesi de, birlikte avlanıp birlikte yemek yiyen neandertallerden farklı değildir. Diğer çocuklarla beraber oynamazlar, ancak yan yana oynamayı ve onları izlemeyi severler. Birbirleriyle, otobüste yan yana oturan kişiler kadar ilgilidirler.

 

 

• 24-36 aylık çocuğum bir mağara adamına ne kadar benziyor?

• Bu dönemde çocuğunuz, bundan 150 bin yıl öncesinin mağara adamları (ilk homo sapiens’ler) gibi, “koşma-dokunma” evresinden (sensorimotor evresi), “anlama” evresine geçmektedir.
• Çocuğunuz artık daha hızlı (yine de önüne bakmaktansa gittiği yere odaklandığı için kaza riski yüksek), el becerileri daha gelişmiş ve genel olarak daha akıllıdır. Kendini daha iyi ifade edebildiği için saldırganlığı ve huysuzluğu azalır.
• Araştırmalar ilk insanların bu dönemde ilk defa düzeni kaosa tercih etmeye başladıklarını, birlikte işbirliği içinde avlanmaya çıktıklarını, hatta kemik ve yiyecek artıklarını mağaranın ayrı bir köşesine koyarken, ayrı bir köşeyi de tuvalet olarak kullandıklarını gösteriyor. Düzen duygusu çocuğunuzda da bu dönemde belirgin olacaktır. Oda toplama en sevdiği oyun olabilir, kakasını hemen temizlemenizi isteyebilir. Kurallar, rutinler ve tahmin edilebilir olaylar onun kendini güvende hissetmesini sağlar.
• Bu dönemde mağara adamlarının ilk defa başkalarına karşı ilgi ve sevgi duydukları, hasta ve yaralılarına baktıkları, ölülerini yırtıcı hayvanlardan korumak için gömdükleri anlaşılmıştır. Empati anlamına gelen bu önemli gelişmeyi, mağara adamı çocuğunuzda da gözleyeceksiniz. Çocuğunuzda bu dönemde sabır, uyum ve özveri duyguları belirir. Sizi memnun etmekten hoşlanır.
• Çocuğunuzda yeni oluşan onaylanma arzusu, utanç duygusunu da tetikler. Onu gözlemediğiniz zamanlarda da kurallara uymaya başlar. “Lütfen” demek ve yemeğini yere atmamak gibi sosyal kuralları uygulamaya başlar.
• Çocuğunuz bu dönemde kendi kendine dökmeden yemek yiyebilir, tuvalet eğitimine hazır hale gelir.

 

 

• 24-36 aylık çocuğumun beyni mağara adamının beynine ne kadar benziyor?

• İkinci yılda beynin sol tarafı tam olarak çalışmaya başlar. Böylelikle sol beyin tarafından kontrol edilen dil ve mantık becerisi gelişir, sağ elini ustalıkla kullanmaya başlar.
• Çocuğunuzun sağ beyni de gelişmeye devam eder. Hareketleri hızlanır, vücut dili ve mimik gibi sözsüz mesajları daha iyi anlar, empati kapasitesi artar ve vücudunun sol tarafını daha iyi kullanır. Gelişen reflekslerini daha iyi dizginlemeye başlar, daha uyumlu, sabırlı ve işbirliğine yatkın davranmaya başlar. Bu 1 sene öfke krizlerinin nispeten hafiflediği bir dönemdir.
• Çocuğunuz bu dönemde iki-üç farklı bilgiyi zihninde tutarak karşılaştırma yapabilir. Mağara adamları aynı yeteneği, kullandıkları baltayı iyileştirmek için kullanmıştır. Mağara adamlarının baltadan daha farklı bir alete geçmelerine daha zaman olduğu gibi, bu dönem çocuğunuz için de bir “icat dönemi” olmaktan çok, “ince ayar” dönemidir. Çocuğunuz, ona sunduğunuz iki-üç alternatifi karşılaştırıp (daha fazlasını kaldıramaz) bir tercih yapabilir. İki grubun da dikkat aralığı uzamıştır.
• Çocuğunuzun sabrının ve sol beyninin (solaklar için sağ beyninin) gelişmesiyle el becerisi gelişecek, parmakları ve bilekleri daha esnek hale gelecektir. Mağara adamı için önem taşıyan üç harekete ilgisi artacaktır: çekiçle bir nesneyi çakmak, yuvarlak çizmek ve atmak/fırlatmak.
• Kasların gelişimi dil yeteneğini de geliştirir. İki yaşındaki çocuğunuz 20-300 kelime konuşacak ve üçüncü yaşında günde 1-3 yeni kelime öğrenecektir. Çocuğunuz artık aralıksız konuşacaktır! Zamirleri nispeten zor öğrenmesi (“ben” ve “sen” kelimelerini karıştırdığı için “Ben geldim” yerine “Jack geldi” demesi), zaman kavramının “şimdi ve burada”dan biraz daha geçmişi algılayacak şekilde gelişmesi ve ikiden fazla komutu aklında tutamaması (daha karmaşık komutları aklında tutabilmesi için, komutları şarkı ya da melodiyle anlatabilirsiniz) muhtemeldir.

 

 

• 36-48 aylık çocuğum yetenekli köylüye ne kadar benziyor?

• Çocuğunuz vücudu üzerindeki kontrolünü neredeyse bir yetişkin kadar geliştirmiştir ve bunu sıkça size göstermekten mutluluk duyar (“Anne bak yapabiliyorum!”). Artık elini kendi kendine yıkayabilecek kadar bileğini ve sabunu kontrol edebilmektedir. Yine de hala düğme iliklemek ve bağcık bağlamak için yardıma ihtiyacı vardır.
• Çocuğunuz boyaları baş ve işaret parmağıyla rahatça kullanabilecek, gelişmiş hayal gücüyle (size anlamsız görünse de) bilinçli resimler yapmaya başlayacaktır. Çocuğunuz insan yüzü yapmaya başladığında, 15-30 bin yıl öncesinin mağara duvarlarına yapılan resimleri bulan arkeologlar gibi heyecanlanabilirsiniz.
• Dünyada ilk dillerin, sosyal hayatın bir getirisi olarak, 20-60 bin yıl önce yetenekli köylülerin zamanında ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Çocuğunuz da bu dönemde aralıksız konuşacak, gelişen sosyal hayatına paralel olarak kelime dağarcığı 1000 kelime ya da üzerine çıkabilecektir. Hatta nasıl bir dil kullanırsa, daha iyi sonuç alacağının hesabını yapacak; “Lütfen” ya da “Bunu yapalım, olur mu?” gibi “medeni” yöntemleri deneyecektir. Yine de, her kelimenin tek bir anlamı olduğunu düşünecek ve soyut ya da mecazlı anlatımlarda (“Babanın işi yarım kalmış”) kafası karışabilecektir.
• İlkel insanların dünyayı algılama metoduna paralel olarak; 1,5 yaş çocuğu “Kim?” (“Kim gidiyor?”) ve “Ne?” (“Anne ne yiyor?”) sorularına, 2 yaş çocuğu “Nerede?” (“Oyuncağın nerede?”) sorusuna, 3 yaş çocuğu “Ne zaman?” sorusuna cevap verebilirken, çocuk 4. yaşa doğru “Neden?” sorusuna cevap verebilir duruma gelmiştir. “Neden?” sorusuna cevap verebilmek, birçok entelektüel yeteneği bir anda kullanmayı gerektirir.
• 2 yaş çocuğu anlamlandıramadığı konuları görmezden gelir. Ama 3 yaş çocuğu her şeyin bir yanıtı olduğundan emindir. Yine de cevap veremediği soruları, aynı atalarımız gibi, “büyü” vb. ile açıklamaya eğilimlidir, verdiği cevabın bilimsel olması gerekmez.
• Çocuğunuzda zaman kavramı gelişmektedir. “Dün”, “bugün”, “yarın”, “asla”, “bir zamanlar” sözcüklerini kullanabilecektir.
• İş bölümü anlayışının gelişmesi, farklı rolleri gündeme getirmektedir. Yetenekli köylüler için bu roller asker-çiftçi-avcı iken, çocuğunuz için prenses-balerin-korsan gibi rollerdir. Bu yaş grubunun çocukları kostümleri ve rol yapmayı sever.
• Üçüncü yılın başında çocuğunuz hala olayların öngörülebilir olmasını isterken, yılın sonuna doğru kuralları esnetmeye çalışmaya başlayacaktır. Bu çaba, sosyal yetenekleri ve keşfetme arzusuyla birleştiğinde mizah duygusu da gelişmeye başlayacaktır.
• Ergenlik çocukluktan gençliğe geçişken, 36-48. aylar da bebeklikten çocukluğa geçiş anlamında bir “erken-ergenlik”tir ve benzer ölçüde sancılıdır. Bu yıl içinde çocuğunuz her şeyin daha güvenli ve kolay olduğu bebeklik ile daha heyecanlı olduğu çocukluk arasında gidip gelecek ve çelişki yaşayacaktır.

 

 

• 36-48 aylık çocuğumun beyni yetenekli köylünün beynine ne kadar benziyor?

• 60 bin yıl önce, insanoğlunun düşünme, konuşma ve iletişim yeteneğinde ani bir sıçrama olmuştur (“Büyük Adım”). İnsanoğlu cümle kurmaya, sanat üretmeye ve icat yapmaya başlamıştır. Topluluklar büyüdükçe, çatışmaları önlemek için konulan kurallar çeşitlenmiş; sorun çözme yeteneği, iş bölümü, üretkenlik ve dil yeteneği gelişmiştir. Resim, heykel ve mücevher üretilmiştir. Düşünme kabiliyetinin gelişmesiyle, insanoğlu “Neden?” ve “Nasıl?” sorularını sormaya başlamıştır. Bu sıçramayı neyin tetiklediği hala bilinmiyor.
• Üç yaşına gelmiş çocuğun beyni de benzer bir sıçrama yaşar. Üç yaş çocuğunun beyni yetişkinlere oranla %50 daha fazla sinir bağlantısı (synapses) içerir ve beyin hücreleri iki kat fazla enerji harcayarak çalışır. Böylelikle sol beyin (dil ve problem çözme yeteneği), sağ beyin (iç güdüleri kontrol etme, deneyimleri hatırlama, karşılaştırma yapma ve vücut dili) ve beyincik (hareket ve denge koordinasyonu) hızla gelişir.
• Dil yeteneği ve hayal gücü gelişmiş çocuğunuz; sevgi dolu, mantıklı, uyumlu ve paylaşmaya yatkındır. Her şeyi bilmek ister ve sık sık “Neden?”, “Nasıl?” diye sorar. Çocuğunuzun beyni, ilk defa dört-beş farklı şeyi aynı anda karşılaştırabilecek seviyeye ulaşmıştır.
• Yeni keşfettiği bir fikri, farklı şekillerde defalarca deneyecektir. Örneğin çiçeklerin sulanarak büyüdüğünü öğrendiğinde, köpeğinizi de sulamaya çalışacaktır (aynı sepet yapmak için otları ören yetenekli köylülerin, aynı yöntemle halı örmesi gibi).
• Sağ beyin hızla gelişerek içgüdü ve refleksleri kontrol edebilmektedir. Bu şekilde, yetenekli köylülerin ortak yaşam kuralları geliştirebildiği gibi, çocuğunuz arkadaş edinmek için paylaşmayı, sıra beklemeyi ve birlikte oynamayı öğrenecektir.

 

 

• Çocuğumun mizacı/huyu ne kadar önemli?

• Çocuğunuzun huyunu bilmek, hangi gelişim aşamasında olduğunu bilmek kadar önemlidir. Hava durumuna uygun giyinmeye benzer.
• Çocukların huyu birbirine benzemez, ama kabaca üç gruba ayrılabilir:
Uyumlu (dengeli, esnek, aktif, yeni durumlara açık ancak olaylara fazla tutkulu yaklaşmayan çocuklar).
Temkinli (zor ısınan, çekingen, tereddütlü, duygusal, duyarlı, kaygılı, değişimden hoşlanmayan, yeni şeyleri/kişileri ilk tepki olarak görmezden gelen, huzurlu ama kolayca sinirlenebilen, kurallara uyunca kendini güvende hisseden çocuklar).
Hareketli (daha aktif, daha yoğun, daha tutkulu, daha sabırsız, daha içgüdüsel davranan, daha sabit fikirli, zorlayıcı çocuklar).
Burada belirleyici kabul edilen unsurlar; aktivite düzeyi, düzen/rutine sağladığı uyum, yeni deneyimlere tepkisi, değişikliklere gösterdiği uyum ve direnç, ruh hali, coşkusu, dikkat süresi ve duyarlılığıdır.
• Çocuğunuzun huyunu değiştiremezsiniz, ancak daha uyumlu hale getirebilirsiniz. Bunun için sabırlı olmalısınız, sabırsızlık çocukları daima daha isteksiz ve dirençli şekilde davranmaya iter.
• Çocuğunuzu tanımlarken kullandığınız sözcükler onun kişiliğini besleyebilir ya da yaralayabilir, dikkat edin. Başkası çocuğunuz için söylediğinde kızacağınız sıfatları, kendiniz kullanmayın. (Örneğin “her şeye burnunu sokar” zarar verici bir etiketken, “meraklı” güçlendiren bir tanımlamadır. “Utangaç” yerine “dikkatli”, “yemek seçer” yerine “ne istediğini bilir”, “vahşi” yerine “enerjik”, “inatçı” yerine “azimli” daha yapıcıdır.)

 

 

• Temkinli çocuğumu nasıl daha uyumlu hale getirebilirim?

• Onu sabırsız bir şekilde asla eleştirmeyin, özenle motive edin.
Yürümeye yeni başlayan çocuğunuz için:
• Özel bir bağ kuracağı nesneleri kullanmasını teşvik edin.
• Çocuğunuza rutin bir düzen oluşturun ve bu rutine özel şarkılar, kendi kaşığıyla tabağında yemek yemesi gibi alışkanlıklar ve “Özel Zaman” koyun.
• Sabırlı olun.
2 yaşındaki veya daha büyük çocuğunuz için yukarıdakilere ilaveten bunları deneyin:
• Sürprizlerden kaçının. Günlük planınızı çocuğunuza önceden anlatın. Stresli deneyimlerden sonra çocuğunuzun sevdiği bir aktivite yapın.
• Çocuğunuzun güven duygusunu geliştirmeye yönelik oyunlar oynayın. Örneğin sizin çocuk olduğunuz oyunda, çocuğunuz korkutucu bir köpek olsun.
• Acele etmeyin, onun ritmine uyun. İyi hissettiği günlerde “konfor alanı”nın dışına minik adımlar atın.
• Rahatlama tekniklerini deneyin. Çocuğunuza derin nefes almayı öğretin.

 

 

• Hareketli çocuğumu nasıl daha uyumlu hale getiririm?

Yürümeye yeni başlayan çocuğunuz için:
• Dışarıda ve açık havada enerjini harcamasını sağlayın.
• Oyuncaklarını düzenli olarak değiştirin ve arada kısa süreliğine saklayın.
• Dinlendiğine emin olun. Çocuğunuz yorgunken huysuz olacak, bir kazaya maruz kalması ihtimali artacaktır.
• Her şeyi oyun haline getirin. Ona seçenekler sunun veya ondan yardım isteyin. Yalvarmak ya da tehdit etmek işe yaramayacaktır.
• Evinizi güvenli hale getirin.
• Sınırlarınız net ve tutarlı, yasaklarınız az sayıda ama kesin olsun.
• Aşırı uyarılmasına izin vermeyin. Uykudan önce ışık ve ses düzeyini azaltın, televizyon izletmeyin.
• Çocuğunuz size her vurduğunda ya da hakaret ettiğinde aşırı tepki göstermemeye özen gösterin.
2 yaşındaki veya daha büyük çocuğunuz için yukarıdakilere ilaveten bunları deneyin:
• Çocuğunuzu oyalayacak alternatifleriniz çok ve hazır olsun. Oyun hamuru, boya ve resim defterini yanınızda bulundurun.
• Sosyal yeteneklerini geliştirmesi için ona küçük dersler verin (“Eğer o çok sevdiğim gülümsemenle kibarca istersen, Bobby sana topunu verebilir.”)
• Duygularını ifade edebileceği sözcükleri öğretin.
• Sakinleştirme tekniklerini öğrenin.
• Çocuğunuz söylediklerinizin tam tersini yapmaya ve inatlaşmaya başladığında “ters psikoloji” tekniklerini uygulayın.

Yorum bırakın