• Bebeğimin duygusal yaşantısı var mı?
• 7.-9. ay arası bebeklerin dünyası anneleri etrafında döner ve bebekler anneleri tarafından terkedilme korkusu, ayrılık kaygısı yaşayabilir.
• Duygusal zindelik/ duygusal zeka (bebeğin kendi hislerini yönetebilmesi, empati kurabilmesi, sosyal varlık olarak iyi ilişkiler kurabilmesi) bebeğin doğasında kendinden bulunmayan, ona öğretilmesi gereken bir beceridir.
• Bebeğim duygularını ne zaman ve nasıl oluşturuyor?
• Bebeklerin duygusal hayatları, yetişkinler gibi, beynin “duygusal beyin” olarak bilinen “limbik sistem” bölümü tarafından düzenlenir.
• Limbik sistem aşağıdan yukarıya doğru gelişir.
• Amigdala (ilkel duygu üretiminden sorumlu eylem merkezi) alt kısımda yer alır. Örneğin beyindeki “savaş veya kaç tepkisi” ile kalp atış ve adrenalin akışını düzenler.
• Üst limbik sistem ise 4-6 ay arasında gelişmeye başlar. Bu dönemde bilinç sahibi akıl, duygulardan haberdar olmaya başlar.
• İlk 3 ayda bebeğimin duygusal gelişimi nasıl seyreder?
• Bebeğiniz doğduğunda ani ve kontrol edemediği duygulara sahiptir (gaz sancısı olduğunda yüzünü buruşturması gibi).
• Birkaç haftaya gülmeye ve taklit etmeye başlar.
• Daha sonra en temel iletişim şekli olan ağlamasına ve mimiklerine verilen tepkilerle çağrışımlar oluşturur (“ağladığımda beni kucağına alıyor”).
• İhtiyaçları karşılandıkça size güvenmeyi ve ona verdiğiniz tepkilerle iletişime geçmeyi öğrenir.
• Bebeğinizin kendini sakinleştirmesi için yardıma ihtiyacı vardır. Emzik kullanımı bu açıdan tavsiye edilir.
• 4.-8. ayda bebeğimin duygusal gelişimi nasıl seyreder?
• Üst limbik sistemin devreye girmesiyle bebeğiniz kendisine yakın yüzleri, nesneleri, mekanları tanımaya başlar, çevresiyle iletişimi gelişir, farkındalığı artar. Daha sosyal ve daha duygusal bir varlık halini alır.
• Bebeğiniz artık sadece ağlayarak değil, yüz hareketleri ve çıkardığı çeşitli seslerle iletişim kurmaya başlar ve hissetmeye başladığını hissettirir.
• Kendi kendine uykuya dalabilen bebek, kendi kendini sakinleştirmeyi öğrenmeye başlamıştır.
• Tam olarak oynamaya başlayamasa da, diğer bebeklere ilgisi artar.
• Duygularını hissettirmeye başladığı gibi (yabancılardan korkması), gösterdiği duygularıyla ilgili birşeyler yapılması beklentisine de girebilir (başını omzunuza gömerek “beni buradan götür” demesi).
• 9.-12. ayda bebeğimin duygusal gelişimi nasıl seyreder?
• Bebeğiniz artık daha çok hisseder ve anlar.
• Kendisinin farkındadır.
• Onunla ilgilenenlerle daha derin bir ilişkiye girer. Yabancılara karşı temkinlidir.
• Beynin bellek ve duygu süreçlerinde önemli rol oynayan parçası olan hipokampus 7.-10. aylarda gelişimi tamamlar. Böylelikle bebeğiniz kişileri ve ona okuduğunuz masalları hatırlayabilir.
• Zihinsel gelişimi iletişim yeteneklerinden hızlı gelişen bebeğiniz, yeniliklere aşırı tepki verebilir. Saldırgan ya da (başını yere vurmak gibi) kendisine zarar verici davranışlar sergileyebilir.
• Bebekler kendilerini sakinleştirmeyi ve paylaşmayı, duygusal yetkinlikleri geliştikçe öğrenir. Anne babanın görevi, bu davranışları bilinçli şekilde öğretmektir.
• Bebeğiniz bu dönemde sizin davranışlarınızı kendi eylemleriyle ilişkilendirir. Ellerini yıkamasını istediğiniz 1 yaşındaki bebeğiniz ağladığında ve siz bu sebeple yılıp ellerini yıkamadığınızda, bebeğiniz ağlayarak istediğini yaptırabildiğini öğrenecektir. Bu dönemde vereceğiniz tepkiler, 2-3 yaş döneminde onda hangi davranışları göreceğinize dair ipuçları taşır.
• Bebeklerin karakter yapısı kabaca nasıl gruplanabilir?
• Melek bebekler: Sakin ve huzurlu, çevresini kolaylıkla kabul edebilen, değişime açık; uyku, beslenme, ağlama ve uyum sorunlarının görülmediği bebekler. İletişimden ve paylaşmaktan zevk alırlar. Kendi kendilerine oyun oynayabilirler. Katı gıdayla tanışmaya açıklardır.
• Kitap bebekler: Genellenen kurallara uygun gelişim gösteren, öngörülebilir, çoğunlukla sakin, uyumlu ve yumuşak huylu bebekler. Katı gıdayla alıştırarak geçilmesi gerekebilir.
• Nazlı bebekler: Düşük kiloyla doğmuş olması muhtemel, hassas, duyarlı, çekingen, tepkisel bebekler. Bu bebeklerde “savaş veya kaç mekanizması”nı uyaran stres hormonlarının nispeten yüksek seviyede salgılandığı tespit edilmiştir. Herhangi bir sebepten ötürü yeme istekleri bitebilir, katı gıdayı reddetmeleri muhtemeldir. Aktivitelere katılım için cesaretlendirilmeleri gerekir. Kundaklanmaları faydalıdır.
• Hareketli bebekler: Gürültücü, aktif, düzene girmekte zorlanan, inatçı, değişken, sabırsız, saldırgan olabilen, öfke krizlerine girebilen bebekler. Bu bebeklerin enerjisinin doğru bir noktaya yönlendirilmesi gerekir. Dikkatsiz ve kendilerini kontrol yetenekleri zayıf bebeklerdir.
• Huysuz bebekler: Hoşnutsuz, sıkça ağlayan, uyum sağlamakta zorlanan, sabırsız, kendine ait sınırları koruyan bebekler. Katı gıdaya geçişte zorlanırlar. Kendi kendilerine oynamayı tercih ederler. Uykuyla araları iyi değildir. Düzenleri çok kolay bozulabilir.
• Yetiştirme tarzı ile karakterin üstesinden gelinebilir mi?
• Anne ve babanın bebeğin ihtiyaçlarını karşılama şekli bebeğin karakter yapısını tersine çevirebilir.
• Rutine alışmış bir melek bebeği, rutinin dışına çıkarak huysuz bebek haline getirebilirsiniz (ör: işe başlayan annenin bebeğiyle daha çok vakit geçirmek için uyku saatini ötelemesi).
• Bebeğinizin karakter özelliklerini kabul etmeli, onu değiştirmeye çalışmak yerine, gelişmeye açık yönlerini desteklemelisiniz.
• Neden bazı anne babalar göremez?
• Sahip olmak istediğiniz çocuğu değil, sahip olduğunuz çocuğu görmeye çalışın.
• Bebekler anne babalarının hislerini konuşmaya başlamadan çok önce algılarlar. Bebeğinizle ilgili endişelerinizi onun yanında dillendirdiğiniz ve ona hissettirdiğinizde, farkında olmayan onu bu endişelere şartlamış olabilirsiniz (ör: bebeğinin kimsenin yanına gitmediğinden yakınan annenin bebeğine insanların aslında güvenilmez olduğu mesajını vermesi).
• Anne babalar bebeklerinin karakteri ve olaylar karşısındaki tepkilerini yeterince dikkate almadıklarında, bebeklerini kendi beklentilerine uyma doğrultusunda zorlayabilirler; ancak bu beklentiler gerçekçi olmadığında sonuç alamazlar ve çocuklarının kendine güvenini zedeleyebilirler.
• Örtüşme Düzeyi: Ebeveynlerin beklenti ve isteklerinin, bebeğinizin huyuyla ne derece örtüştüğüne dair Stelle Chess ve Alexander Thomas tarafından yapılan tanım.
o Özgüveni olan ebeveynler: Sakin, sabırlı, dayanıklı ve yaratıcıdırlar. Tüm bebek tipleriyle ilişki kurabilirler. Önsezilerine güvenirler. Bebeklerinin işaretlerini okumada başarılıdırlar.
o Kitaba göre davranan ebeveynler: Tavırları “kitabına uygun”dur. Bebekleri için neyin iyi olduğundan çok, bebeklerinin genel kabul görmüş kurallara ne kadar uyduğunun peşine düşerler ve kendilerini sıkıntıya sokarlar. Araştırma ve sorunlarla başa çıkma yetileri gelişmiştir.
o Gergin ebeveynler: Duyarlı, kaygılı ve kendilerini yetersiz hissetmeye meyillidirler. Bebeklerinin ilgisiz davranışlarını kişiselleştirip kendileriyle ilişkilendirebilirler.
o İş bitirici ebeveynler: Sürekli hareket halinde ve proje peşinde koşarlarken, bebeklerinin hayatlarını yavaşlatacağı fikrinden hoşlanmazlar. Bebeklerini kendi hayatlarına uydurmaya çalışırken, bebeğin kendini güvende hissetmemesine yol açabilirler.
o Bildiğini okuyan ebeveynler: Katı ve inatçı yapılarıyla herşeyi bildiklerini düşünür ve bebekleri yapması gerektiğini düşündükleri bir şeyi yapmadığında buna odaklanırlar. Bebeklerinin yanında bebekleri hakkında kötü konuşabilirler. Bebeklerinin zaman içinde bu söylediklerine dönüşmesi muhtemeldir.