Görünmez El Beni Duyuyor musun?

Suriyeli göçmen çocuğun cesedi kıyıya vurdu… Birkaç saat sonra hayat normale döndü ve aynı kumsalda çocuklar oynadı…

İnsanın bu haberi okurkenki hislerini bile anlatması zor. Çocukmuş… Önce göçmen, sonra ceset olmuş… Ceset kıyıya vurmuş… Sonra hayat normale dönmüş… Diğer çocuklar orada oyun oynamış…

Belki bu haberin fotoğrafını görmeseydik, bu kadar etkilenmeyecektik. Çünkü bu çocuk, başkalarının çıkardığı savaşta ölen ilk çocuk değil. Belki çocuğun kıyıya vurmuş halini, kendi çocuğumuzun uyurkenki yatışına; kırmızı tişörtünü bizimkine benzetmeseydik, içimiz bu kadar dağlanmayacaktı. İnsanın empati yeteneğinin bile bir taraftan bencilliğe dayanması tuhaf.

İnsanoğlu zihnen ve ruhen anlam veremediği bir durumla karşılaştığında, cevap ve huzur bulabilmek için konuyu insanüstü bir “makama” havale ediyor. Bu makama ister tanrı deyin, ister karma ya da enerji deyin, ne derseniz deyin; insan eninde sonunda, kendi çaresizliğini telafi edecek bir adaletin, dengenin, karşılığın, “görünmez bir el” tarafından sağlanacağına inanmak istiyor. Bazen buna “inancı” hiç kalmıyor, ama yine de inanmak istiyor.

Çünkü insanın zihni ve ruhu kabul etmiyor; birileri belli ki çok da erdemli olmayan sebeplerden ötürü savaş çıkarır da, en az bizim kadar anne baba olan insanlar, çocuğunu varışı belli olmayan bir tekneye bindirmeye mecbur kalır. Çünkü onların dertleri bizim burada tartıştığımız konulardan biraz daha farklıdır ki, çocuğunun ölüm ihtimalini göze almak zorunda kalırlar. O çocuk ölür, cesedi kıyıya vurur. Sonra hayat normale döner, sınırın bu tarafında doğduğu için şimdilik şanslı görünen çocuklar orada oyun oynar.

Adam Smith demiş ki, belli varsayımlar altında, görünmez el piyasayı dengeye getirir ve bu denge herkes için optimal bir dengedir. Bu varsayımlardan biri de, piyasadaki aktörlerin gücünün simetrik olduğudur. Ben, bu varsayımın geçerli olmadığını adım gibi bilsem de, çok uzun olmayan bir dönemde, bu dengenin görünmez bir el tarafından sağlanacağına gerçekten ama gerçekten inanmak istiyorum ve bu dileğimi bir üst makama havale ediyorum.

Yorum bırakın