Kardeş: Naomi Aldort “Çocuğunuzla Birlikte Büyümek” Kitabından Notlar

Ana Fikir:

• Bu kitabın amacı, hem çocuğun hem de ebeveynin kendisini keşfetmesini sağlamaktır. Hayatını kendisi çizen bağımsız bir çocuk, yapıcı bir şekilde davranır, çünkü böyle davranmayı ister. Davranışları korku veya takdir ihtiyacından değil, mutluluk ve sevgiden kaynaklanır.
• Kontrol etmenin yeni moda adı “iş birliğine teşvik”tir. Çocukları kontrol etmeye çalışmanın
hiçbir faydası yoktur, çünkü kontrole direnme içgüdüsel bir reflekstir. Kontrol, ebeveyn-çocuk bağına zarar verir, çocuğun kendine güvenini ve saygısını olumsuz etkiler.
• Ebeveynlik tarzımızı kendi ebeveynlerimizin ya da başkalarının beklentileri üzerine kurduğumuzda, beynimizde otomatik oluşan ama aslında çocuğumuzla ilişkimizde geçerli olması gerekmeyen düşünceler, çocuğumuzu ve kendimizi koşulsuz sevmeyi engeller ve kurduğumuz bağı zedeler. Bu düşünceleri fark ettiğimiz ve gözden geçirdiğimizde, bizim için gerekli olmayanlardan sıyrılmayı başarabilir, özgürleşebilir ve koşulsuz sevebiliriz.
• Sevildiğini ve değer verildiğini hisseden çocuk, kendini ifade edebilecek kadar güvende olduğunu hisseder. Bu şekilde, hayatını yönlendirme gücüne sahip, bağımsız ve güçlü bir birey olur.
• Sevgi ancak koşulsuz olduğunda sevgidir. Çocuğunuzun nasıl olması gerektiği konusundaki düşüncenizi değil, çocuğunuzu sevmelisiniz.
• Daha fazla öğrenmeye ve daha az öğretmeye cesaretiniz varsa, ebeveynlik olgunlaşmanızı ve büyümenizi sağlar.
• Ebeveyn, bir insanı şekillendirmenin imkansız olduğunu anladığında rahatlar.

• Çocuğum kardeşi olduktan sonra onu eskisi gibi sevmediğimi düşünüyor olabilir mi?

• Yeni kardeş sahibi olan çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılarken özellikle hassas olmanız gerekir.
• Her zaman yaptığı bir şeye son vermesini isterseniz, telefon ya da ev işleriyle onu ihmal ederseniz, yargılayıcı sözler sarf ederseniz veya yapamayacağı şeyler talep ederseniz, kendisini reddedilmiş hissedebilir.
• Beklentileriniz çocuğunuzun beklentileriyle uyuşmadığında, ona zaman ayırmadığınızda, ona karşı hep kardeşini koruduğunuzda ve onu eleştirdiğinizde sevginizden şüphe duyabilir. Sizi istediğiniz şekilde memnun edince “sevecenlik” gördüğünü düşünürse, onu övdüğünüz zaman bile sevginizden şüphe duyabilir.

• Çocuğum kardeşini sevmediğini ve ondan kurtulmak istediğini söylüyor.

• Çocuk “Keşke kardeşim ölse. Onu öldürebilirim.” dediğinde yapılacak şey yine anlayış göstermektir. Çünkü çocuk, kendi için gerçek ve yoğun olan duygularını ifade etmektedir, aslında kardeşinin canını acıtmaya niyetli değildir.
• Çocuğunuzun şiddet içeren duygularını onaylamak, onun şiddet fantezisini onaylamak demek değildir. Onun duygularının farkında olduğunuzu ve onu hala sevdiğinizi anlatır.
• Çocuğunuzun şiddet dolu tehdidiyle paniklerseniz, onun yoğun duygularını inkar edebilir, onu cezalandırabilir ya da yargılayabilir ve acısını içine gömmesine neden olarak yalnızlaştırabilirsiniz. Bu durumda kardeşine karşı saldırganlık gösterme ihtimali daha yüksektir.
• Şiddetin temel nedeni güvende olmama ve yalnızlık hissidir. Gerçek şiddet, çocuk baskılandığında ve kendi gibi davranamadığında ortaya çıkar. Uzun yıllar içine kapanan ve duygusal bağ kuramayan çocuk, büyükleri tarafından belirlenen hayatı yaşadıkça depresyon, yalnızlık, değersizlik, çaresizlik ve umutsuzluk yaşar.
• Çocuğunuzun da SİDOT formülünün uygulamasına ihtiyacı vardır, ama (S) sessizce gözden geçirme aşamasını yardımınız olmadan ve sessizce yapamaz.
• “Anlıyorum. Katie’ye o kadar kızdın ki, ondan kurtulmak istiyorsun. Birine bu kadar kızmanın ne demek olduğunu biliyorum.” diyerek karşılık verdiğinizde, her insanın zaman zaman şiddet içeren duygular hissedebileceğini ve buna anlayış gösterdiğinizi anlatmış olursunuz. Bu şekilde suçluluk ve utanç yükü taşımadan, öfkesine neden olan duygularını fark edebilir ve bu acıdan kurtulabilir.
• Nefret de, öfke gibi, suçlayıcı hikayeler yaratan zihnin bir fonksiyonudur. Bunu ona birisi “yapmıştır”. Suçlamak hep geçmiş zamanla ilgilidir ve bununla ilgili artık yapılabilecek bir şey yoktur. Çocuğunuza duygularını fark edebileceği ve sahiplenebileceği sorular sorduğunuzda, onu güçsüz kılan düşüncelerini tanımlayabilir ve “kurban” olduğu fikrinden kurtulabilir.
• Yoğun duygular doğrultusunda hareket etmeden, bunların sadece ifade edilmesini kabullendiğimiz zaman, samimi ve duyarlı bir şekilde yaşamayı, duygularımızın ve seçimlerimizin sorumluluğunu almayı ve sevebilme becerisini öğreniriz.
• Yoğun duyguları ifade etmenin, anında bir rahatlatma ve kabullenme getirmesini de beklemeyin. Örneğin “Biz seni dinledik ve kardeşin de özür diledi. Haydi artık onunla oyna.” demek gerçekçi ve anlayışlı değildir. Çocuğunuzun kendi ritmine saygı gösterin. Ebeveynin amacı anlaşmazlıkları çözümlemek ya da çocukların duygularını sonlandırmak değildir.
• Kardeşler arası çekişmenin öfke ve şiddet seviyesinin sağlıksız bir düzeyde olduğunu düşünüyorsanız yardım alın.

• Kardeş sahibi olmak çocuğumun özgüvenini nasıl etkiler?

• Yeni kardeş, küçük bir çocuk için her türlü kalp kırıcı, travmatik bir deneyimdir.
• Çocuklar genellikle kardeşlerine bebekken sevgi gösterirler, ancak kardeşleri büyüyüp kendileri gibi ortada gezinmeye başladığında, onun kendilerine sunulan bir oyuncak olmadığını fark ederler. Ertelenen şok kendini gösterir; rekabet duygusu ve kendinden kuşkulanma neticesinde stres belirtileri gözlenebilir.
• Yedi yaş ve üzeri çocuklar, kardeşlerine daha iyi tepki verip kolay kabullenebilirler.
• İlgiye hala ihtiyaç duyan küçük çocuk, kardeşinin onun yerini alacağından korkar ve kardeşini kabullenmekte zorlanır.
• Kimin daha çok ilgi gördüğü, çocuk açısından kimin daha değerli olduğunun ölçütüdür.
• Kardeşler arası rekabet normal ancak farkında olunması gereken bir durumdur. Ebeveynlerin büyük çocukla bağı koruyabilmesi ve ondan keyif almaya devam etmesi gerekir.

• Çocuğum kardeş sahibi olduktan sonra saldırgan/öfkeli/bebeksi davranmaya başladı, benden ayrılmak istemiyor.

• Çocuğunuz kendini çoktan çaresiz hissetmeye başlamıştır.
• Artık onu sevmediğinizi ve ona değer vermediğinizi düşünerek endişeleniyor olabilir.
• Yaşadığı bunalımı ifade etmesini engellerseniz, kendisini kötü ve değersiz hissedebilir, “Annem bebeği koruyor. Bebek benden daha iyi. Demek ki ben kötüyüm.” şeklinde düşünebilir.
• Kardeşine karşı nazik davranmayı öğretmeye çalıştıkça, kendini yalnız hissedebilir ve saldırganlaşabilir. Kardeşinden kurtulma fantezileri kurarken kendini suçlu ve değersiz hissedebilir. Bu da bir kısır döngü halinde daha saldırgan davranmasına neden olabilir.
• Çocuğunuza bu zor dönem boyunca destek olun. Onu azarlamaktan kaçının ve duygularını onaylayın. Onunla baş başa zaman geçirin. İmkan varsa odasını ayırın.
• Kardeşler arası rekabet ve gerginlik zaman zaman azalır, zaman zaman coşar, hazırlıklı olun.
• Çocuğunuz bebeğinizi rahatsız ediyor ve saldırgan davranıyor.
– Kardeşin olmadan eskisi gibi sadece sen ve ben olalım mı istiyorsun?
– …
– Ben de seninle birlikte olmayı özlüyorum.
– Hayır, özlemiyorsun.
– Peki, kardeşini devamlı kucağıma aldığım için kendini yalnız mı hissediyorsun?
– Hı hı.
– Ve sonra da kendine ‘Annem beni artık umursamıyor’ diyorsun, öyle mi?
– …
– Ben de sadece seninle olmayı çok özlüyorum. Seni her zaman çok seviyorum. Kardeşini kucağıma aldığımda da seni çok seviyorum.
– …
– Kardeşini çöpe atmak ister miydin?
– Evet!
– Kardeşine başka ne yapmak isterdin? İşte sana oyuncak bir bebek.
Çocuk bebeği hırpalar.
– Neler hissettiğini biliyorum. Böyle düşünmen normal. Bir daha böyle hissettiğinde, yanıma gelip kardeşine ne yapmak istediğini bu bebekle bana göster. Senin ne hissettiğini ve ne hayal ettiğini bilmek beni mutlu ediyor.
Ebeveyn bu diyaloğu çocuk kardeşini rahatsız ettiği birkaç seferde daha tekrarlar. Üç gün sonra, çocuk kardeşini rahatsız etmeden, elinde bebekle ebeveynin yanına gelir. İki hafta sonra, çocuk oyuncak bebeği hırpalamak yerine gıdıklamaya başlar.
• Özsaygıyı engelleyen tek şey, değersizlik hissidir. Çocuğunuz değersiz ve başarısız olduğunu kendine ispatlayan dramatik hikayeler yazabilir. Hikayenin kanıtlarını yukarıdakinin benzeri diyaloglarla elinden alırsanız, hikayesi de ortadan kalkar. Ama çocuğunuzla savaşırsanız, hissettiği acıyı artırırsınız.

• Çocuklarım birbirini aşağılıyor.

• Çocukların kendilerini değerli hissetmek için birbirlerine söyledikleri kırıcı sözler genellikle zararsızdır ve müdahale etmenizi gerektirmez.
• Çocuğunuzun incindiğini düşünüyorsanız, aslında kim olduğu gerçeğiyle bağ kurmasını sağlayın. Onu dinleyin ve “Ağabeyinin sözlerini dikkate almadan kendini iyi hissetmek ister misin?” deyin.
• Çocuğunuzun neden kardeşini aşağılama ihtiyacını hissettiğini düşünün. Göz ardı ettiğiniz bir ihtiyacı olup olmadığını anlamaya çalışın.
• Çocuklarınızın birinin tarafını tuttuğunuzu fark ederseniz, buna hemen son verin ve iç sesinizi dinleyin (SİDOT kuralı – Sessizce gözden geçir – İlgi göster – Dinle – Onayla – Teşvik et).
• Bütün çocuklarınızı ayrı ayrı dinleyin ve onaylayın. Aralarındaki anlaşmazlıkların çözümüne müdahale etmeyerek, onların kendilerine güvenmelerini ve saygı duymalarını teşvik edin.

Yorum bırakın