Sınır Koyma: Harvey Karp “Mahallenin En Mutlu Yumurcağı” Kitabından Notlar

 

 

Ana Fikir:

• Döllenmeden yetişkinliğe doğru giden süreç, ilk tek hücreli canlının modern insana dönüşme sürecindeki birçok evreyi anımsatır.
• 1-4 yaş arası çocuklar “küçük yetişkin”den çok, ilkel bir mağara adamına benzer.
• Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için, onun mağara adamına benzeyen bakış açısını ve dilini anlamalı, ona aynı dille karşılık verebilmelisiniz. “Tarih Öncesi Ebeveynlik” etkilidir.
• Başarılı iletişim kurabilmek için onun güçlü ve özgüvenli hissetmesini sağlayacak şekilde sınır koymak ve disiplin sağlamak önemlidir.

 

• Çocuğumu daha “iyi” davranmaya nasıl yönlendirebilirim?

• Çocuğunuza ilgi göstermelisiniz.
• Olumlu hareketlerini ödüllendirmeli (çocuğunuzu dikkatle dinleme, övgü, oyunlar) ve olumsuz davranışlarına sınır koymalısınız.

 

• Sınır koymak neden gereklidir?

• Çocuğunuzun görevi sınırları zorlamak, sizin görevinizse nazikçe sınır koyup bunları korumaktır.
• Çocuğunuz sınırınızı yıkamayacağını anlayıncaya kadar zorlamaya devam edecektir.
• Sınır koyulmayan çocuk, kendini kontrolü kaybetmiş, güvensiz ve sevgisiz hisseder.
• Çocuğunuzla çatışmaları çözmek için güç savaşına girdiğinizde veya fiziksel kuvvet uyguladığınızda, çocuğunuzun hem kendine hem de size olan güveni zedeleyebilir, intikam duygularını pekiştirebilir ve isyana teşvik edebilirsiniz. Bunun yerine, sınır koymak saygılıdır.

 

• Çocuklar neden sınırları zorlar?

• Çocuklar bazı kuralları zorlamadan dünyayı araştıramaz.
• Çocuğunuz atak, benmerkezci ve dar görüşlüdür, içgüdülerine göre yaşar.
• Kurallarımız genellikle karmaşıktır, kuralın kendisini anlamak için de sınar.
• Birçok anne baba gerçek dışı beklentilere dayanarak, gerçek dışı kurallar koyar. Çocuk, “Nasıl olsa memnun edemiyorum!” diye düşünerek isyan edebilir.
• Çocuklar kimin üzerinde hangi yöntemin işe yaradığını ve isteklerini nasıl yaptıracaklarını öğrenirler ve uygularlar.
• Çocuğunuzun bir sıkıntısı (uykusuzluk, açlık, diş çıkarma, hastalık, sıkılma, kıskançlık, rutinin değişmesi, kafein ya da şeker tüketimi gibi) varsa, daha ilkel davranması muhtemeldir.
• Çocuklar anne babalarının bağırıp çağırmasını (negatif ilgi) ilgisizliğe tercih eder.

 

• Çocuğumun saygı duyduğu sınırları koymak için ne yapabilirim?

• Küçük çocuklarda mantık, nedensellik ve çatışmayı önleme teknikleri işe yaramaz.
• Nezaket, adil davranma ve sabır kadar cesaret ve kararlılık da önemlidir.
• Sınır koyarken beklentileriniz “uygun” olmalıdır. Az sayıda ama kesin sınır koymak gerekir. Kırılacak eşyaları kırmama kuralı için çocuğunuzu değiştirmeye çalışmaktansa, bu eşyaları kaldırabilirsiniz.
• Uygulayamayacağınız kuralı koymayın. Bir ebeveyn bile her kavgayı kazanamaz. Kazanamayacağınız savaşlar otoritenizi eritir, kaos ve isyana yol açar.
• Cümleleriniz kısa ve olumlu olmalıdır. Fazla sözcük, kuralın etkisini azaltır. Samimi ama kesin ses tonu önemlidir (“Bluz! Ayakkabı! Hemen!”).
• Çocuğunuzun bir davranışı yapmasını söylemektense, kuralı hatırlatmak daha etkilidir (“Otur!” yerine “Sandalyeler oturmak içindir”).
• Tutarlılık ve önceden tahmin edilebilirlik, sınır koymanın en önemli kısmıdır. Her seferinde ceza alacağınızı biliyor olmasanız, hızlı limitine uymazsınız.
• Çocuğunuzun dilini (“Yumurcak-ça”) kullanın. Kısa cümleler, tekrar, dramatik ses tonu, belirgin yüz ve vücut hareketleri önemlidir (otoparkta koşturan çocuğa endişeli bir yüz ifadesi ve çatık kaşlarla “Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Bak! Araba! Tehlike! O! Ooo! Tehlike!” diyebilirsiniz). Zaman varsa “Fast Food” kuralını kullanabilirsiniz. (Bu konu “İletişim” sayfasında yer almaktadır.)
• Mesajınız net olsun. Ciddiyken gülümsemeyin, tatlı bir ses tonu kullanmayın. Sözsüz mesajlar güçlüdür. Ciddi bir duruşla “Grrrrrrrrr!” diye hırlamak 1-2 yaş çocukları üzerinde etkilidir.
• Yaratıcı olun. Kuralınızı daha eğlenceli ve daha az zorlayıcı bir dille, oyuna çevirerek anlatmaya çalışın.

 

• Sınırlarımı en az çatışmayla nasıl korurum?

• Çocuğunuzu aykırı davranışı sınırınız için küçük bir zorlamaysa, çok sert bir tepki vermek yerine; önce yan yolları (dikkat dağıtma veya değiş-tokuş) deneyin.
• “Hayır” kelimesini fazla kullanmak gereksiz çatışmaya davetiye çıkarır.
• Dikkatini dağıtmak için, “Yumurcak-ça” dilinde “Fast Food” kuralını uygulayarak onun duygularını tekrar ederek onu anladığınızı gösterin. Sonra ona bir alternatif sunarak ya da bir konuda yardım isteyerek dikkatini dağıtın. Bu teknik 12-18 aylık çocuklarda daha faydalıdır. İşe yaramazsa tepkinizi sertleştirin.
• “Değiş tokuş yöntemi” için, yüksek bir teklifle pazarlığa girin. Uzlaştığınız nokta, sizin için “özveri” çocuğunuz için zafer olsun. Çocuğunuz uzlaşmaya yanaşmazsa, onu birkaç dakika görmezden gelebilirsiniz. Çocuğunuz bu şekilde uzlaşmayı ve saygı duymayı da öğrenir. 2 yaş ve üzeri çocuklarda daha faydalıdır.

 

• Disiplin konusunda doğru zannedilen yanlışlar nelerdir?

• Karşılaştırma yapmayın, çocuğunuzu incitmeyin. Çocuğunuz birkaç sene sonra sizi diğer ebeveynlerle karşılaştırdığında sizin de hoşunuza gitmeyecektir. Sadece çocuğunuzun hareketlerine yoğunlaşın.
• Abartmaktan kaçının. “Sen asla …” ya da “Sen hep …” gibi cümleler kullanmayın. Bu cümleler hem kırıcıdır, hem de gerçeklik payı düşüktür. Bunun yerine “Sen-ben” dili kullanabilir (“Sen böyle yaptığında, ben üzülüyorum”) ya da genelde bu konuda doğru hareket ettiğini hatırlatabilirsiniz (“Normalde ayaklarını koltuğa koymazsın ama bugün unuttun herhalde)”.
• İncitici sözler kullanmayın. Çocuğunuzun kişiliğini değil, hareketlerini eleştirin. “Arkadaşına vurduğun için kötü bir çocuksun” yerine “Vurmak kötüdür” deyin.

 

• Çocuğuma ceza vermeli miyim?

• “Yumurcak-ça” konuşma, yolu değiştirme, dikkati dağıtma, pazarlık gibi yöntemler işe yaramadığında, sözlerinizi davranışlarınızla desteklemeniz ve ceza vermeniz gerekir.
• Ceza, çocuğunuzun sınırları özveride bulunamayacağınız ölçüde zorladığını anlatmanın bir yoludur.
• Cezanın amacı kötülük ya da intikam almak değildir, kontrolünü kaybetmiş çocuğunuz için etkili bir frendir.

 

• Çocuğuma hangi cezaları verebilirim?

• İlgilenmeme.
• Haklarını elinden alma.
• Mola verme.

 

• İlgilenmeme yöntemi nasıl uygulanır?

• İlgilenmeme yönteminin amacı, çocuğunuz huysuzlandığında onu dinlemeyeceğinizi anlamasıdır.
• Sıkılan çocuklar olumsuz da olsa bir tepki almak isterler. Çocuklar kimse onları izlemediğinde huysuzluk yapmayı bırakırlar.
• Mızmızlık, çığlık, meydan okuma, ısırma/vurma gibi durumlarda işe yarar. Şiddet ya da tehlike ihtimalinde kullanılmamalıdır.
• Önce “Yumurcak-ça” dilinde “Fast Food” kuralını uygulayın. Sonra onun bu hareketinin kendinizi kötü hissetmenize neden olduğunu anlatın. Çocuğunuz hala direniyorsa uzaklaşın ve 1-2 dakika başka bir şeyle uğraşıyor görünerek çocuğunuzla ilgilenmeyin. Bu arada olumlu davranmaya başlarsa, ilgilenmeye başlayın.

 

• Haklarını elinden alma yöntemi nasıl uygulanır?

• Çocuğunuzun yaptığı yanlış hareketle ilgili bir hakkını hemen elinden almalısınız (Örneğin çocuğunuz oyuncağıyla arkadaşına vurduysa, oyuncağı elinden alma).
• Çocuğunuzdan aldığınız nesnenin, yanlış davranışla ilgisi olması gerekir. Cezalandırmak adına özel battaniyesini/oyuncağını asla elinden almayın.
• Çocuğunuz yanlış davranışa devam ediyorsa, uzun uzun laf anlatmak yerine, sonuçlarına katlanmasını sağlayın. (Örneğin parka gitmesi için çocuğunuzun giyinmesi gerektiğini ona anlattınız ve saati kurdunuz. Çocuğunuz giyinmedi. “Parka gidecek zaman kalmadı” deyin ve parka götürmeyin.)
• Hakkını elinden alırken, çocuğunuza bunu ne kadar çok istediğini bildiğinizi ama almak zorunda olduğunu “Yumurcak-ça” dilinde anlatın.
• Bu yöntemin etkili olabilmesi için, yanlış davranış anında uygulamanız gerekir. Daha sonraya bıraktığınızda, çocuğunuzda zaman kavramı kısıtlı olduğu için, neden-sonuç ilişkisi kuramayabilir.

 

• Mola verme yöntemi nasıl uygulanır?

• 1 yaşından itibaren uygulayabilirsiniz. 1-2 yaş arası, hareketli çocuklar için en tehlikeli dönemdir, kendini durduramayan çocuğunuzu sizin durdurmanız gerekir. Örneğin caddeye koşarken arkasından koşmanızı oyun zannedip daha da hızlanabilir.
• Şiddet ya da tehlike varsa çocuğunuzun davranışını hemen durdurun, yoksa “Yumurcak-ça” dilinde “Fast Food” kuralını uygulayın. Böylelikle, çocuğunuzla empati kurduğunuzu ve ona aslında ceza vermek istemediğinizi anlatmış olursunuz.
• Çocuğunuz yanlış davranışını sürdürüyorsa, üçe kadar sayacağınızı, durmazsa mola alacağını söyleyin (“Şu anda kurallara uymuyorsun. Sanırım bir molaya ihtiyacın var!”).
• Fazla sözcük kullanmayın, duygularınızı belli etmeyin. Saymaya başladığınızda konuşma bitmiştir.
• Ciddi bir ifadeyle üçe kadar saydığınızda davranışı değişmediyse, onu mola yerine götürün (2 yaş altı için oyun parkı, 2 yaş üstü için odası olabilir).
• Onunla 30-60 saniye boyunca ilgilenmeyin. Çocuğunuzun yaşı kadar dakika, onu yalnız bırakın. Sakin ve “umursamaz” davranın.
• Çocuğunuzun terkedilmiş hissedeceğinden ötürü endişelenmeyin. Kalan 23 saat 59 dakikadaki ilginiz bunu telafi edecektir.
• Moladan hemen sonra ders vermeye kalkmayın. Kavga nedenine geri dönmeyin, güç savaşına girmeyin. Mola ona yeterli bir cezadır.
• Molaları hep aynı şekilde ve tutarlı uyguladığınızda, bir süre sonra saymaya başladığınızda çocuğunuz davranışını durdurmaya başlayacak ve daha az mola yerine gidecektir.
• Fazla beklemeden uygulayın. İşler çığırından çıktığında öfkenizi kontrol etmekte zorlanabilirsiniz. Bu durum çocuğunuzu hem korkutabilir, hem de sıkıldığında ya da size kızdığında sizi bu şekilde kışkırtabilir.
• Molalar çocuğunuza yeteri kadar ilgi göstermiyorsanız işe yaramaz. Mola, çok kısa süreliğine bile olsa, sizin ilginizden mahrum kaldığı için çocuğunuzda ceza etkisi yaratır. Aslında hafif bir cezadır.
• Günde 2-3 defadan fazla mola uygulamanız gerekiyorsa kendinizi ve ortamı gözden geçirin. Çocuğunuzla daha fazla ilgilenmeniz veya çocuğunuzun diğer çocuklarla ya da dışarıda daha fazla vakit geçirmesi gerekiyor olabilir. Evinizi yeterince güvenli hale getirememiş olabilirsiniz. Evde fazla uyaran bulunuyor olabilir.

 

• Mola yöntemi çocuğuma zarar vermez mi?

• Mola yerine gönderirken çocuğunuzu azarlar, aşağılar, utandırırsanız elbette zarar verir. “Hemen odana gidiyorsun! Duydun mu beni?” yerine “Biraz sakinleşmeye ihtiyacın var tatlım” derseniz, çocuğunuzun psikolojisine olumsuz bir etkisi olmayacaktır.
• Çocuğunuzu asla kiler, banyo, dolap gibi yerlere kapatmayın; amaç çocuğu korkutmak değil, davranışını durdurmaktır.
• Bunu, aksiyona ara vermek ve sakinleşmek anlamında, spor müsabakalarındaki molalar gibi düşünebilirsiniz.

 

• Çocuğum laf dinlemediğinde eline hafifçe vuruyorum, sakıncası var mı?

• Eğer hakikaten hafifçe vuruyorsanız, bu ceza etkisini kaybedecek ve daha sert vurmanız gerekecektir.
• Vurmanın kötü bir şey olduğunu anlatmak için çocuğunuza vurmanın, tükürmemeyi öğretmeye çalışmak için yüzüne tükürmekten farkı yoktur.
• Bu şekilde sadece vurmanın/dayak atmanın meşru bir yöntem olduğunu öğretirsiniz.

 

• Ben dayak yiyerek doğru davranmayı öğrendim. Çocuğumu dövmenin ne sakıncası var?

• Dayak yemiş birçok ebeveyn kendini hala aşağılanmış, dışlanmış ve kızgın hisseder.
• Çocuğunuzu dövdüğünüzde, onun sevgi, saygı ve oto kontrol duygularının zarar görmemesini beklemeyin.
• Büyük büyükbabanızın devrinde çocuklar kırbaçla ya da kemerle dövüldü diye, bu geleneği çocuğumuza aktarmamız gerekmiyor.

Yorum bırakın