Önceki yazımda uyku eğitimiyle ilgili ön yargılardan bahsetmiştim. Bu yazıda uyku sorunları ve uyku eğitimiyle ilgili, Tracy Hogg’un “Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler” kitabından, denediğim ve faydasını gördüğüm tavsiyeleri bulacaksınız. Bu tavsiyelerin aslında katı kurallı bir terbiye metodu değil, bebeğin kendi ritmine göre oluşturulmuş bir düzeni sağlamak ve korumaktan ibaret olduğunu göreceksiniz.
•Uyku eğitimine ne zaman başlayacağınız çok önemli. Uyku eğitimine başlamak için, bebeğin artık etrafıyla etkileşime geçtiği ve alışkanlıklarını oluşturmaya başlayacağı 4. ay tavsiye ediliyor. Bir çok uzman, aynı gerekçelerle, bebeğin yatağının ve odasının 4. ayda ayrılmasını tavsiye ediyor.
•İlk 3 ay amaç güven ve konfor. Bebekler ellerinin kendine ait olduğunu yaklaşık 3 ayda öğrenen; bu zamana kadar panikleyince kollarını sallayan, ama kollarının kendine ait olduğunu bilmediğinden rahatsız olup daha da panikleyebilen tatlı varlıklardır. Bu yüzden ilk 3 ayda, bebeğin kendini güvende hissetmesi için anne karnındaki koşulların “simülasyonuna” ihtiyacı vardır. Harvey Karp (Mahallenin En Mutlu Bebeği) bunu 5 aşamayla özetlemiş; kundaklamak, yan ya da (uyurken hariç) yüzüstü yatırmak, ritmik şş-şş-şş sesiyle sakinleştirmek, sallamak ve emzirmek/emzik vermek (detayları buradan okuyabilirsiniz).
Tracy Hogg da benzer şekilde, ilk 3 ay için bebeği şş-şş sesi çıkarırken sırtına pat-pat vurarak sakinleştirmeyi öneriyor (şşş-pat yöntemi), çünkü bebekler aynı anda 3 farklı şeye birden konsantre olamazmış, 2 farklı uyarana (şşş ve pat) odaklandığında ağlamayı unuturmuş. Bebeğinizi yatağında ya da gerekiyorsa omzunuzda şşş-pat sesleriyle sakinleştirin ve gevşediğinde yatağına yan yatırarak pat-pat vurmaya devam ederek uyutun. 3 aydan küçük bebekler uyku eğitimine hazır olmadığı için şşş-pat ile sakinleştirmek yeterlidir.
İlk 3 ayda yapacağınız en önemli iş, rutin oluşturmaya başlamaktır. Zaten bebeğiniz gece-gündüz karmaşasını da, uygulayacağınız rutin ile aşacaktır.
•Her şeyin başı rutin. Bebeklerin ihtiyaçlarının düzenli karşılanması, kendini güvende hissetmesi ve neyle karşılaşacağını bilmesi için rutine ihtiyacı vardır. Annenin de bebeğin ihtiyaçlarını zamanında ve doğru anlayabilmesi için rutine ihtiyacı vardır. Bebek bakımındaki sorunların aslında en büyük sebebi düzen ve istikrar eksikliğidir. Bunun için Tracy Hogg EASY[birbirini takip eden “Eat-Activity-Sleep-Your time” (beslenme – aktivite – uyku – anneye ait zaman) döngüsü] rutinini oluşturmayı ve bu rutini korumayı şiddetle önerir. Rutin saate bağlı bir program değil, bebeğinizin ritmine bağlı bir düzendir. Örneğin bebeğinizi ilk gündüz uykusu için her zaman aynı saatte yatırmanız gerekmez; ama bebeğinizin uyanık kalabildiği süreyi bilirseniz, sabah uyandıktan sonra bu süreyi eklediğinizde bebeğinizin uyku vaktinin geldiğini anlarsınız.
E: Rutini düzenlemenin en kolay yöntemi beslenme saatlerini düzenlemektir. Elbette acıkan bebek anında beslenir, ancak bebeğin ayına göre belli bir süre tok kalacak kadar beslenebilmeyi becermesi de düzenlenmesi gereken önemli bir konudur. Örneğin, iki beslenme arası zaman anlamında, ilk 3 ayda 3 saat (3 kg’nin altında ya da erken doğan bebekler için 2 saat), 4-9 ayda 4 saat, 9 aydan sonra 5 saatlik rutin uygundur.
A: Beslenmeden sonra, uykudan önce, aktivite adımı gelmektedir. Aktivite, bebeğin bezinin değiştirilmesi dahil, bebeği uyanık tutacak herhangi bir faaliyettir. Burada önemli olan, bebeğin beslenmeyle uykuyu ilişkilendirmemesi için, bebeği 5 dakikalığına bile olsa uyanık tutmaktır. Bebekler emzirilirken uyuyakalır, çünkü anne sütünün susuzluğu gidermeye yarayan ilk kısmı oksitosin açısından zengindir ve oksitosin bebeklerde uyku hapı etkisi yaratır. Dolayısıyla emzirilen bebeğin uyuyakalması normaldir. Ancak sağlıklı uyku alışkanlığı için uyuyakalmış bebeği hafifçe bile olsa uyandırmakta fayda vardır.
S: Bebekler ayına göre ortalamada belli saat süresince yorulmadan uyanık kalabilirler. Bebeğinizin uyandığı saate bu süreyi eklediğinizde, bebeğiniz aşırı yorgunluk (örneğin ikinci esneme) safhasına geçmeden uyku işaretlerini yakalayabilirsiniz. Çünkü bebeğin kendi kendine uykuya dalabilmesi için hem uykusunun gelmiş olması, hem de aşırı yorgunluk aşamasına girmemiş olması gerekir. Bebekler ortalamada; ilk 3 ayda 3 kg ise 20 dakika (3,5 kg ise 45 dakika), 4. ayda 1,5 saat, 6. ayda 2 saat, 9. ayda 3 saat ve 12. ayda 4,5 saat uyanık ve dinç kalabilmektedir. Bu ortalama süreleri gündüz uykusunun uzunluğuna göre yorumlayabilirsiniz. Bu süreler sonunda bebeğinizin uykusu geldiğinde ne yaptığını takip edin ve işareti yakaladığınız anda uyku ritüeline geçin.
Y: Anne için dinlenme zamanı!
EASY rutini, bebeğin ayı ve ihtiyaçlarına göre; 6. aydan itibaren EAEASY rutinine dönebilir. Rutin oluşturmakla ilgili detayları buradan okuyabilirsiniz.
Bir uyku ritüeli oluşturun. Bebeğinizin uyku işaretlerini yakaladığınızda, hemen yatırmadan önce ona zaman tanıyın ve uykuya hazırlanmasını sağlayın. Bebeğin ayına ve ihtiyaçlarına göre; kundaklama, sessizce oturma, ninni söyleme, kitap okuma, gece uykusundan önce banyo yaptırma gibi hareketlerle, tekrarlanan ve öngörülebilir bir süreç oluşturabilirsiniz. Uyku ritüelini atlamayın.
Uyku arkadaşı edindirin. Bebeğin kontrolünde olan, yalnızca yatağında bulunan, bebeğinizin uykuyla ilişkilendirebileceği ve uykuya dalarken sarılıp, parmaklarıyla oynayabileceği yumuşak bir oyuncak, bebeğinizin uykuya dalmasına yardımcı olacaktır. Uyku arkadaşı “prop”tan farklıdır. Prop, kontrolü ebeveynde olan ve bebeğin uyumak için bağımlılık geliştirdiği nesne ya da eylemdir. Örneğin bebeğinizi emzirerek ya da sallayarak uyutmaya alıştırırsanız, buradaki prop siz olursunuz ve bu bağımlılığı zaman geçtikçe pekişir.
Meşhur Yatır/Kaldır yöntemi. Bu yöntem aslında eğitimin kendisi değil, son çaredir. Aslında asrın icadı değil; bebeğinizi uyuması için yatırıyorsunuz, ağlarsa mümkünse yatağında, olmuyorsa kaldırıp kucağınızda sakinleştiriyorsunuz. Sakinleştiği anda geri yatırıyorsunuz, yatırdığınızda ağlarsa kaldırıp yine sakinleştiriyorsunuz. Ağlamadan yatmayı kabul ettiği zaman, elinizi bebeğinizin üzerinde tutmaya devam ediyorsunuz ki, varlığınızı hissetsin, paniklemesin. Ne zaman ki derin uykuya dalıyor, odadan o zaman çıkıyorsunuz.
Özetle, bebeğinize artık kendi kendine uyuyabileceği mesajını vermek için yatırıyorsunuz. Ağlarsa, hemen bebeğinizi sakinleştiriyor ve sakinleştiği anda uyutmadan yatırıyorsunuz ki kendi kendine uykuya dalabilsin. Zaten aksi halde, bebeğiniz bunu oyuna çevirebilir.
Bu yöntem, bebeğin alışkanlığını değiştirmeye çalıştığı için ağlamaya karşı değildir; ancak bebeğin anında sakinleştirilmesi gerektiğinden “ağlatarak hizaya sokma” yöntemi de değildir.
Bu yöntemi bebeğinizin ayına, mizacına ve karakterine uygun uygulamanız gerekir ki, detayları buradan okuyabilirsiniz. Eğer aklınıza yatıyorsa, kitabın kendisini mutlaka okumalısınız.