Duyu Bütünleme Bozukluğu: Carol Stock Kranowitz “Senkronize Olamayan Çocuk” Kitabından Notlar

Duyu Bütünleme Bozukluğunu Tanımak Duyu bütünleme nedir? Kendi vücudumuzdan ve dış dünyadan aldığımız verileri, hayatımızı idame ettirmek için organize etme işlemidir. Duyularımız beş duyudan mı ibarettir? Dışsal duyular (Eksteroseptif duyular): Beş duyumuzdur. Taktil duyu (dokunma duyusu), koklama, tatma, görme ve işitme duyusundan oluşur. Dışsal duyularımız üzerinde kontrolümüz vardır. İçsel duyular: Vücut odaklı duyulardır. İstesek de…

Kalıtsal Travmalar: Mark Wolynn “Seninle Başlamadı” Kitabından Notlar

Kelimeler neden önemlidir? Hikayelerin altındaki acıların kaynağı kullanılan dilde yatar. En derin korkularımızı anlatırken kullandığımız anlık, yoğun sözcükler çekirdek dilimizdir; duygular, dürtüler, hatta bir hastalığın belirtisi olarak da ifade edilebilir. Bellek, açık bellek (bilinçli hatırlama becerisi) ile örtük (bilinçli hatırlama olmadan çalışan) bellekten oluşur. Travmatik deneyimler genellikle örtük bellekte depolanır. Travmanın “kelimelerle anlatılamama” niteliğinden ötürü,…

Koşulsuz Ebeveynlik: Alfie Kohn “Koşulsuz Ebeveynlik” Kitabından Notlar

Koşulsuz Ebeveynliğin İlkeleri İyi çocuk yetiştirmenin formulü nedir? Eksiksiz ve başarılı bir rehber sunan uzmanların öncelikle kendilerinin kusursuz ebeveynler olması gerekir. Bu mümkün değildir. Spesifik öneriler (“Çocuğunuz x yaptığında ona y diyerek cevap verin”) hem ebeveynlere, hem de çocuklara saygısızlıktır. Çocuk büyütmenin, yemek yapma gibi bir tarifi yoktur. “Her bedene uygun” öneriler, her bedene uygun…

Koşullu Ebeveynlik: Alfie Kohn “Koşulsuz Ebeveynlik” Kitabından Notlar

Bizi Ne Engelliyor? Neden koşullu ebeveynlik yöntemleri kullanılır? Ebeveynlik tarzımızı görüp duyduklarımız, inandıklarımız, hissettiklerimiz ve korkularımız belirler. Ebeveynlerimizden gördüğümüz değil, görmeyi umduğumuz muameleyi çocuklarımıza yapabilmemiz için şu soruyu sormalıyız: Az önceki davranışım kendi ihtiyaçlarım, korkularım veya yetiştirilme biçmimden mi kaynaklanıyordu, yoksa çocuğumun iyiliği için yaptığım bir müdahale miydi? Görüp duyduklarımız ebeveynlik tarzımızı nasıl etkiler? Çocukların…

Kontrol: Alfie Kohn “Koşulsuz Ebeveynlik” Kitabından Notlar

Aşırı Kontrol Çocuk neden aşırı şekilde kontrol edilir? Çocuk yetiştirme konusundaki egemen sorun müsamahakarlık değil, müsamaha gösterme korkusudur. Pek çok ebeveyn, çocuğuna gerekli saygıyı göstermez, hatta çocukların saygı görmeyi hak ettiklerini bile düşünmez. Çocuğa dışarı çıkarken şemsiyesini unuttuğunda verilen tepki, şemsiyeyi unutan kişi yetişkin bir arkadaş olduğunda verilen tepkiden farklıdır. “Uygunsuz” davranışın ne olduğu önemlidir….

Ödül-Ceza-Sınırlar: Alfie Kohn “Koşulsuz Ebeveynlik” Kitabından Notlar

Koşullu Ebeveynlik Çocuklarımızın uzun vadede nasıl bireyler olmasını isteriz? Bunun için çocuklarımıza nasıl davranırız? Çocuklarımızın uzun vadede mutlu, dengeli, bağımsız, üretken, özgüvenli, sorumluluk sahibi, faal, nazik, düşünceli, sevecen, araştırmacı, potansiyelini gerçekleştiren, kendine yetebilen bireyler olmasını isteriz. Ancak günlük hayatımızda çocuğumuza karşı “söz dinletme/hizaya sokma” odaklı davranışlarımız, bu amaçla çelişebilir. Çocuğumuzun kabadayılara boyun eğmemesini ve uyuşturucu,…

Zehirli Ebeveynlik: Lindsay C. Gibson “Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları” Kitabından Notlar

Bu kitabın önceki bölümleri için: Bağlanamama   4. Duygusal Olarak Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Dört Türü  Farklı ebeveyn türleri bebeklerin bağlanmasını nasıl etkiler?  1974’de Mary Ainsworth, Silvia Bell ve Donelda Stayton; annenin davranışlarını duyarlılık-duyarsızlık, kabullenme-red, iş birliği-çatışma ve ulaşılabilirlik-önemsememe açılarından değerlendiren ve bebeğin güvenli-güvensiz bağlanma davranışıyla ilişkilendiren çalışmalar yaptı. Çalışmada, annenin duyarlılık derecesinin asıl değişken olduğu; duyarlı…

Bağlanamama: Lindsay C. Gibson “Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları” Kitabından Notlar

Duygusal Olarak Olgunlaşmamış Ebeveynler Yetişkin Çocuklarının Hayatlarını Nasıl Etkiler?   Neden bağ kurmak isteriz?  Duygusal bağ kurma ihtiyacı, insanlığın genetik geçmişinden kaynaklanır. İnsanlık tarihi boyunca bir grubun parçası olmak, daha fazla güvenlik ve daha az stres anlamına gelir. Hayatta kalma dürtüsünün bir sonucudur. Stephen Porges’e göre; memeliler, doğada tehlikelerle baş etme içgüdüsü gereği kendi türlerinden…

Kardeş: Adele Faber-Elaine Mazlish “Kardeş Rekabeti” Kitabından Notlar

Kardeşler neden kıskanır?  Her çocuk anne babası tarafından sadece kendisine has bir sevgiyle sevilmek ister. Çocuğun hayatta kalmasını sağlayan herşeyin (yiyecek, yuva, sıcaklık, okşanma, kimlik, özel olma hissi) kaynağı anne ve babasıdır. Kardeşin varlığı, çocuk için pastadan alınan payın azaldığı anlamına gelir. Şunu düşünün: Eşiniz bir gün “Karıcığım, seni o kadar çok seviyorum ve o…

Ödül-Ceza: Adele Faber-Elaine Mazlish “Konuş ki Dinlesin Dinle ki Konuşsun” Kitabından Notlar

Ceza işe yarar mı?   Ceza, çocuğun uygunsuz davranışıyla yüzleşmesine engel olur. Cezalandırılan çocuk, yaptığından pişman olup telafi etmeye çalışmaz; nefret, intikam, korunma, suçluluk, değersizlik ve/veya kendine acıma gibi duygular hisseder. Ceza çoğunlukla çocuğun ebeveynin istediğinin tam tersi şekilde davranmasına yol açar. Fiziksel ceza ile çocuk hem hüsrana uğrar, hem de şiddeti taklit etmek için…

İletişim: Adele Faber-Elaine Mazlish “Konuş ki Dinlesin Dinle ki Konuşsun” Kitabından Notlar

·    Çocuğumun duygularıyla başa çıkabilmesine yardımcı olmak için ne yapabilirim?   Çocuk kendini iyi hissettiği zaman iyi davranış sergileyecektir. Çocuğun kendini iyi hissetmesini sağlamak için, duygularını inkar etmemek, kabullenmek gerekir. Çocuğun duygularını sürekli inkar etmek, onu öfkelendirebilir. Ayrıca kendi duygularını algılayamamalarına ya da duygularına güvenmemelerine yol açabilir.  Çocuk: “Anne, yorgunum” Anne: “Yorgun olmazsın, daha yeni şekerleme…

2 yaş sendromu 5: Çocuğum öfke krizine girdiğinde ne yapmalıyım? Harvey Karp’tan gelsin!

Nihayet yazı dizimizin son yazısına vardık. Çocuğum öfke krizine girdiğinde onunla nasıl iletişim kurabilirim? Önceki yazı Naomi Aldort’un “Çocuğunuzla Birlikte Büyümek” kitabını referans almıştı. Bu yazı da Harvey Karp’ın “Mahallenin En Mutlu Yumurcağı”ndan derlendi. Harvey Karp’ın sırrı, gerçekçi beklentide yatıyor. “Tarih Öncesi Ebeveynlik” adını verdiği yaklaşıma göre, 1-4 yaş arası çocuklar “küçük yetişkin”den çok, ilkel…

2 yaş sendromu 4: Çocuğum öfke krizine girdiğinde ne yapmalıyım? Naomi Aldort’tan gelsin!

Birinci yazıda 2 yaş çocuğunun “ilkel” ruhundan, ikinci yazıda öfkenin doğasından, üçüncü yazıda da öfke krizlerine karşılık olarak ne yapılmaması gerektiğinden bahsettik. Bu yazı da öfke krizi esnasında ne yapılabileceğiyle ilgili. Karşınızda kıpkırmızı olmuş, kendini yerlere atan, çığlık çığlığa bağıran bir yavru var. Ne yapabiliriz? Çoğumuz refleks olarak çocuğumuzun dikkatini dağıtarak sakinleştirmeye çalışırız. Sonuçta dikkati…

2 yaş sendromu 3: Ne yapmamalı?

İlk yazıda öfke krizlerinin çocuğun gelişiminin doğal bir parçası olduğunu, şımarıklığın öfke nöbetlerinin sebebi değil, ancak sonucu olabileceğini tartıştık. İkinci yazıda ise öfkenin doğasını Naomi Aldort’un Çocuğunuzla Birlikte Büyümek kitabından özetledik. Vardığımız sonuç şu oldu: Çocuk duygularını sahiplenme ve gerçekleri kabul edebilme becerisini geliştirirse; sorun çözebilme, hayatına yön verebilme ve karar alabilme sorumluluğu alabilen bir…

2 yaş sendromu 2: Neden bu asabiyet?

2 yaşındaki bir çocuk neden bu kadar sinirlenir? Dert yok, tasa yok; yediği önünde, yemediği arkasında; hayat ona güzel. O zaman neden bu asabiyet? “Öfke nöbetleri sağlıklı bir stres atma mekanizmasıdır, “kötü davranış” değildir” diyor Aletha J. Solter Bilinçli Bebek kitabında. Naomi Aldort da “Öfke nöbetleri bastırılmış duyguları açığa çıkarmanın etkili bir yoludur. Öfke nöbetleriyle…

2 yaş sendromu 1: Şımarmış bu çocuk!

Yok, şımarmamış. İstediği oyuncağı hemen arkadaşının elinden almak istiyor, her gördüğüne “Benim! Benim!” diyor, engel olursanız bağıra çağıra kendini yere atıyor, hatta durup dururken bile bağırıyor ve insanın sabrını epey zorluyor. Bunları küçükken biz yapsak çoktan terliği kafamıza yemiştik. Ama yine de “şımarmış” değil, bunlar gelişiminin doğal bir parçası. Bu davranışlarına vereceğiniz tepkiye göre şımarabilir,…

Şangay Gezi Notları

Baştan söyleyeyim, bu gittiğim yerin İngilizcesi Shangai, onu biliyorum. Ama Türkçe yazışmalarda (örneğin Chicago’nun Şikago yazıldığı gibi) tam olarak ne kullanıldığını bulamadım. TDK’da karşılığı yok, Dış İşleri Bakanlığı “Şanhay” demiş, Ekonomi Bakanlığı ve THY “Şanghay” demiş, Google “Şangay” diye düzeltiyor, artık siz bilirsiniz. Ben başlığı Google’a göre düzeltiyorum, kalanı bildiğim gibi kalsın. Çin’de ilk olarak…

Amsterdam Gezi Notları

Amsterdam Hollanda’nın başkenti ve 2,4 milyon toplam nüfusuyla (bunun 813 bini merkezde) en kalabalık şehri (Hollanda’nın toplamı zaten 17 milyon, İstanbul’dan hallice). Amsterdam nüfusunun yaklaşık yarısı yabancı kökenli. Surinam, Hollanda Antilleri, Fas ve Türkiye en büyük azınlık gruplarını oluşturuyor (özellikle taksilerde Türkçe konuşurken dikkat edin). Amsterdam’da her ne kadar sosyal hoşgörü ve çeşitliliğe önem verilse…

New York Gezi Notları

İzlenimler İnsanın kendini küçük, önemsiz ve bir o kadar da özgür hissettiği bir metropol New York. Devasa gökdelenler, cetvelle çizilmiş gibi düzgün caddeler, geniş kaldırımlar, beton yığınlarının arasında bir anda karşınıza çıkan muhteşem parklar, etrafta koşuşturan insanlar, öylece duran evsizler… Hayat belli ki hızlı akıyor. Kalabalık, değişik değişik bir dünya insan, herkes kendine konsantre, kimse…

Paris Gezi Notları

Paris: İzlenimler Aşkın şehri derler Paris’e. Romantik komedilerin romantik kısımları Paris’te geçer. Fransız erkeklerinden romantiği, Fransız kadınlarından zarifi yoktur. Fransızca küfür etsen, kulağa en ince iltifat gibi gelir. Dilinden mimarisine Paris’in her unsuru insanların aşk içinde yaşamaları için gerekli tüm iklimi sağlıyorken, niye acaba sokaktaki aşk pıtırcıkları hep boynunda fotoğraf makinesi olan turistler oluyor? Paris’i…